Türkiye’de Mülki İdare Sistemi ve Kaymakamlık Kurumu
- bigagezgor
- 26 Mar
- 5 dakikada okunur
Haber: İpek Aktoğan
Bir Kaymakamın Gözünden Türkiye’de Mülki İdare Sistemi
Çanakkale’nin Biga ilçesinde görev yapan Kaymakam Ercan Kayabaşı ile yapılan röportajda, Türkiye’de mülki idare sisteminin yereldeki işleyişi, ilçedeki görev ve sorumluluklar, merkezi yönetim ve yerel yönetim arasındaki denge, kaymakamlık mesleğinin zorlukları ayrıntılı şekilde ele alındı.
Biga Kaymakamı Ercan Kayabaşı, mesleği çağımızda meydana gelen gelişimlere direnmek değil, onunla birlikte öğrenerek gelişen bir müessese ve adanmışlık gerektiren bir sorumluluk alanı olarak tanımlarken, “Atanmışlık mesleği değil, adanmışlık mesleği.” dedi.
Türkiye’de mülki idare sistemi, devletin iller ve ilçeler aracılığıyla ülke genelinde yürütülmesini sağlayan idari yapıyı temsil eder. Devlet tarafından alınan kararların yerelde uygulanması bu sistemle gerçekleştirilir.
Kaymakamlık Mesleği: Bir Tercih Değil Adanmışlık
Mesleği tercih etme sürecine değinen Ercan Kayabaşı, mesleği seçerken birçok faktörün olduğunu ama hayali hedefe dönüştürmenin en iyi yolunun üniversite tercihi olduğunu ifade ederken, kamu yönetimi bölümünü seçmesindeki temel motivasyonun siyaset bilimi ile yönetim bilimine duyduğu ilgi ve duyarlılık olduğunu vurguladı.
Ankara Gazi Üniversitesi Kamu Yönetimi Bölümü mezunu olan Ercan Kayabaşı, mezuniyet sonrasında hem sınav sürecine hem de mesleğin gerektirdiği psikolojik hazırlığa yoğunlaştığını ifade etti.
Kaymakam Ercan Kayabaşı, kaymakamlık mesleğinin sadece resmî görev ve sorumluluklardan ibaret olmadığını belirterek, “Madalyonun iki yüzü var. Temel vazifeleri sıralayabiliriz ama bunun öte yandan bir de görünmeyen psikolojik boyutu da var.” ifadelerini kullandı. İlçede yaşanan her olayın kaymakamı ilgilendirdiğini belirtirken, bir kaymakamın meydana gelebilecek hiçbir olaya kayıtsız kalamayacağını vurguladı. Bu nedenle kaymakamlık mesleğini “atanmışlık mesleği değil, adanmışlık mesleği.” olarak tanımladığını ifade etti.
İlçede Devletin Temsilcisi: Görev ve Sorumluluklar
Kaymakamların ilçedeki görevlerine değinen Ercan Kayabaşı, kaymakamların devletin yereldeki yansıyan yüzü olduğunu belirtti. Kaymakamların temel görevlerinin kanunların uygulanmasını sağlamak, ilçenin genel düzenini ve asayişini sağlamak, özellikle sosyal yardımlar boyutuyla sosyal düzen noktasında vatandaşların ihtiyaçlarını gidermek olduğunu ifade eden Ercan Kayabaşı, devletin aldığı kararların taşrada hayata geçirilmesinde aktif rol aldıklarını belirtti.
İlçede yaşayan her kesimin sorunlarıyla ilgilenmek durumunda olduklarını belirterek, “7’den 70’e, yaşlısından gencine, kadınından erkeğine tüm vatandaşlarımızı ilgilendiren bir mesele doğrudan kaymakamlık mesleğini ilgilendirir.” anlayışıyla hareket ettiklerini vurguladı.
Kaymakamlığın yalnızca idari bir görevden ibaret olmadığını dile getiren Kayabaşı, aynı zamanda vatandaşların ihtiyaçlarına temas eden bir görev alanı olduğunu belirtirken, “Vatandaşın devleti hissetmek istediği her yerde kaymakam vardır.” ifadelerini kullandı.
Kurumlar Arası Koordinasyon ve Yerel Yönetimlerle İlişkiler
Kaymakamlık ile diğer kamu kurumları arasındaki koordinasyona değinen Ercan Kayabaşı, ilçede tüm kurumların uyum içerisinde çalışmasının önemine dikkat çekti. Her birini müzikal orkestraya benzetirken, “Bunun içinde yerel yönetimler var, sağlık kurumları var, eğitim kurumları var, sosyal yardım kurumları var, müftülük var; birçok kurumu her birini orkestranın parçası gibi düşünün, kaymakamı da o orkestranın şefi gibi düşünebilirsiniz.” dedi. Kaymakam Ercan Kayabaşı, “Hatta görevleri gereği, mevzuatlarından kaynaklı bu kurumların çatıştığı anlar olabiliyor.” sözlerini söylerken, anlaşmazlığı kaldırıp koordinasyonu sağlamanın da kaymakamın görevi olduğunu vurguladı.
Biga Kaymakamı Ercan Kayabaşı, kurumlar arası koordinasyonu değerlendirirken bu koordinasyonun sadece kamu kurumlarıyla sınırlı olmadığını, yerel yönetimlerle yürütülen ilişkilerin de bu sürecin önemli bir parçasını oluşturduğunu belirtti. Kayabaşı, yerel yönetimlerin görev alanlarının kanunlarla belirlendiğini ifade ederken, “Anayasamızın 127. maddesinde idari vesayet kavramı vardır, temel çerçevede bu şekilde hareket ederiz.” dedi. Bu süreçte kaymakamlığın daha çok düzenleyici ve rehberlik edici bir rol üstlendiğini belirten Kayabaşı, bu bağlamda kaymakamlık ile yerel yönetimler arasında karşılıklı iş birliği ve uyumun esas olduğunu vurguladı. Ercan Kayabaşı’nın değerlendirmeleri, kaymakamlık görevinin sadece idari bir görev olmadığını, değişen dünyaya uyum sağlayan, dinamik ve diri bir yönetim anlayışını benimsediğini ortaya koydu.
Merkezi Yönetim ve Yerel Yönetimler Arasındaki Denge
Türkiye’de idari yapının temel unsurlarından biri olan merkezi ve yerel yönetimler arasındaki ilişkiyi değerlendiren Ercan Kayabaşı, Türkiye’nin köklü bir devlet geleneğine sahip olduğunu ve bunun yılların birikimi olduğunu belirtti. Türkiye’nin 7 farklı coğrafi bölgeden oluştuğunu hatırlatan Ercan Kayabaşı, her bölgenin sosyolojik, kültürel veya iklimsel farklılıkları olduğunu ifade etti. Bu farklılıkların kamu hizmetlerinin uygulanmasında da belirleyici olduğunu belirten Kayabaşı, kanunların ülke genelinde de geçerli olduğunu ancak yerel yönetimlerin bu kanunlar çerçevesinde kendilerine özgü uygulamalar geliştirebildiğini vurguladı. Yerel yönetimlerin yerel şartları dikkate alarak hareket ettiğini belirten Kayabaşı, “Yerel dinamikleri dikkate alarak tasarruf oluşturabilme, icraat yapabilme kabiliyeti belediyelerin en önemli yetkilerinden biridir.” ifadelerini kullandı. Kaymakam Ercan Kayabaşı, bu çerçevede kaymakamlıkların yerel yönetimler üzerinde düzenleyici bir rol üstlendiğini belirtti. Bu düzenlemenin, yerel yönetimlerin faaliyetlerini kontrol etmekten ziyade denge ve koordinasyonun sağlanmasına yönelik olduğunu dile getirdi.
Günümüzde Kamu Yöneticilerinin Karşılaştığı Zorluklar
Teknolojinin hızla gelişmesiyle beraber kamu yöneticilerinin karşılaştığı zorlukların değiştiğine dikkat çeken Ercan Kayabaşı, son yıllarda dijital çağdaki baş döndürücü gelişmelerin idareleri daha dikkatli davranmaya, daha donanımlı hâlde kendini savunmaya sevk ettiğini vurguladı. Kaymakam Ercan Kayabaşı, özellikle yapay zekânın gelişmesiyle kamu idarelerinde millî güvenlik konusunda dezenformasyonun ciddi bir sorun hâline geldiğini ifade ederken, gerçeği yalandan ayırt etmenin belli başlı alanlarda kolay olduğunu ancak yapay zekâ destekli ve teknolojik imkânları kullanarak yalanın ya da dezenformasyonun belli gerçeklerle harmanlandığında insanların orada gerçeklik bulabileceğinin altını çizdi. Dijital medyanın gelişmesiyle suç örgütlerine de değinen Kayabaşı, “Yeni nesil suç örgütleri, sosyal medya aracılığıyla iyi niyetli gençlerimizi bu noktada manipülatif adımlara maruz bırakarak bu tür tuzaklara düşürebiliyor.” dedi. Bu süreci yakinen takip ettiklerini vurgularken, baş döndürücü tehlikelere karşı “gardımızı alıyoruz.” ifadelerini kullandı.
Öte yandan bu durumun yalnızca olumsuz etkileri olmadığını belirtti. Kaymakam ile vatandaşın iletişim şeklinin geçmiş yıllara göre değiştiğini dile getirirken, bu yöntemin zaman ve mekân açısından sınırlı olduğunu ifade etti. Günümüzde ise dijital çağın gelmesiyle birlikte bu durumun değiştiğinin altını çizdi. Kendisinin de aktif olarak sosyal medya kullandığını vurgulayan Ercan Kayabaşı, vatandaşların kendisine randevu ile uğraşmadan dijital platformlar üzerinden ulaştığını belirtti. Ercan Kayabaşı bu durumu şu sözlerle anlattı: “Vatandaşlar köylerinde yaşadıkları bir sorunu fotoğraflayıp bana iletebiliyor. Bazen gecenin üçünde bile mesaj atan olabiliyor. ‘Kaymakam Bey, iyi akşamlar, burada bir sorunumuz var, bilginiz olsun.’ şeklinde mesajlar alabiliyoruz. Ben de bunları doğrudan veri olarak kabul edip ilgili birimlere hızlıca iletiyorum.” dedi.
Türkiye’de Mülki İdare Sisteminin Geleceği
Mülki idare sisteminin geleceğine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Kaymakam Ercan Kayabaşı, “Devlette devamlılık esastır.” diyerek bu yapının devamlılık gerektirdiğini vurguladı. Bu çerçevede kaymakamlık mesleğinin süreçlerine değinen Kayabaşı, yanında bulunan Kaymakam Adayı Osman Nuri Akgül’ü örnek göstererek adaylık sürecinin uzun ve kapsamlı bir eğitim süreci olduğunu belirtti. Ercan Kayabaşı, kaymakam adaylığı sürecinin üç yıl sürdüğünü ifade ederken, bu süreçte hem teorik hem de uygulamalı eğitimlerden geçtiğini dile getirdi. Mesleğe kabul sürecinin ardından başlayan adaylık döneminde, adayların farklı alanlarda deneyim kazandığını ve kendilerini mesleğe hazırladığının altını çizdi.
Biga Kaymakamı Ercan Kayabaşı’nın değerlendirmeleri, Türkiye’de mülki idare sisteminin geçmişten gelen köklü bir yapı olduğunu, gelişen dijital değişimlere uyum sağladığını ortaya koydu. Bu süreçte kaymakamların da belirli periyotlarla eğitimlerden geçirildiğini ifade etti. Kayabaşı, bu eğitimlerin hem dijital hem de fiziki olduğunu belirtirken,
“mülki idare amirlerimizin çağı yakalaması, çağın getirdiklerini en etkin silah olarak kullanıp, vatandaşa hizmet olarak sunabilmesi için belli periyotlarda bizleri de eğitim süreçlerine tabi tutuyorlar. Bu bazen uzaktan dijital gelişmelerden faydalanmak, özellikle fiziki şartlarda da vaka bazlı çalıştırarak gelişen yeni meselelere karşı bizleri dirençli hâle getirerek vatandaşlara daha etkin hizmet sunabilme noktasında çok ciddi dinamik bir eğitim sürecimiz var.” dedi.
-Photoroom.png)


Yorumlar